Arama · tam metin
“hikmet”
Tam metinli 15 kitabın 2.603 bölümünde ara. Sonuçlar bölüm ve sayfa numarasıyla gelir.
Risale‑i Nurun Mazhar Olduğu Kudsî Takdir ve Risale‑i Nurdaki Tekrarların Hikmeti
…bu kadar kıymetli beşârât-ı Kur'âniyeye ve aktâbların iltifatına mazhariyetinin sırrı ve hikmeti, musîbetin azameti ve dehşetidir ki; hiçbir eserin mazhar olmadığı bir kudsî takdir ve tahsin almış. Demek ehemmiyet, onun fevkalâde büyüklüğünde değil, belki musîbetin fevk…
13. İki mes'ele: Nur Talebelerinin imanla kabre girmesi, Osmanlının Birinci Dünya Savaşında yenilmesinin hikmeti
…aki samîmî, masûm lisânlarıyla duâlarının yekûnu öyle bir kuvvettedir ki, rahmet ve hikmet onun reddine müsâade etmezler. Farazâ, mecmûu itibariyle reddedilse, tek bir tane onların içinde kabûl olunsa, yine herbiri selâmet-i îmân ile kabre gireceğine kâfî geliyor. Çünkü…
Onüçüncü Lem'a Hikmetü'l-İstiâze
…si olmadığı hâlde, mütecâviz bir şerîk gibi mevki verip ondan şekvâ ediyor. Bunun sırrı ve hikmeti nedir? Elcevab: Onun sır ve hikmeti şudur ki: Şeytanlar ve şeytanlara uyanlar, dalâlete sülûk ettikleri için, küçük bir hareketle çok tahribât yapabilirler. Ve çok mahlûka…
70. Bazen Nurları düşünüp, hakikaten pek çok hakaik ve hikmetleri ihtiva ettiklerini görüyordum
…! Ramazan‑ı Şerîfin onuncu Cumartesi günü, saat on bir buçukta, herbir nüktesi nâmütenâhî hikmet ve hakikat müjdelerini hâvî ve mübeşşir, dokuz nükteli Ramazaniye’yi aldım. Rûhumun fevkalâde muhtaç ve müştâk bulunduğu ve nazîrsiz eser-i pür-nuru, o gece kemâl-i fahir ve…
Dâru'l‑Hikmet’te İken Bir İnkılâb‑ı Rûhî Geçirmesi
Dâru'l‑Hikmet’te bulunduğu zamanlarda geçirdiği bir inkılâb-ı rûhîyi, bilâhare neşrettiği bir eserinde şöyle beyân ediyor: “Eski Said’in gâfil kafasına müdhiş tokatlar indi, “El‑Mevtü Hakkun” kaziyesini düşündü. Kendini bataklık çamurunda gördü. Medet istedi, bir yol ar…
212. Üstadın erzâk ve elbiselerini satıp parasını göndermesi ve Dâru'l-Hikmet’ten aldığı parayı Lem'alar mecmuasının fiyatı olarak göndermesi
…eşlerim! Lüzumu olmayan erzâk ve elbiselerimi satıp gayet mübârek yüz lirayı, hem Dâru'l‑Hikmet’ten aldığım maaşla – ki, onunla hacca gidecektim – hem yirmi iki sene hisse-i erzâkiyemin bakiyesi olan on lirayı da – üstünde sûret bulunduğu için tekrar o mübârek on lirayı…
Tesettürün Fıtrî Olduğunu Gösteren Dört Hikmet
…rkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor! İkinci Hikmet Kadın ve erkek ortasında gayet esâslı ve şiddetli münâsebet, muhabbet ve alâka; yalnız dünyevî hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor. Evet bir kadın, kocasına yalnız hayat‑ı …
İcâd ve Cem'-i Ezdâdda Büyük Bir Hikmet Var. Kudret Elinde Şems ve Zerre Birdir
…lmuyor. Ger zemherir olmazsa, o da ihrâk edemez. O Hallâk‑ı Lemyezel, halk-ı ezdâd içinde hikmetini gösterdi. Haşmeti etti zuhûr. O Kadîr‑i Lâyezâl, cem'-i ezdâd içinde iktidarı gösterdi. Azamet etti zuhûr. Mâdem o Kudret-i İlâhî lâzime-i Zâtî olur. O Zât‑ı Ezelî’ye, he…
Son müdafaâta sonradan bir hikmete binâen ilhâk edilmiş bir mukaddimedir
Son müdafaâta sonradan bir hikmete binâen ilhâk edilmiş bir mukaddimedir Müdafaâtımın bütün safahâtında gizli ve müdhiş bir komiteye karşı mübâreze vaziyetini gösteren tarz‑ı ifâdemdeki maksadım şudur: Nasıl ki Hükûmet‑i Cumhûriye “Dini dünyadan tefrik edip bî-tarafâne …
Nur talebelerinin Medrese-i Yûsufiyede ictimâ'larının Bir Hikmeti
Azîz, Sıddık Kardeşlerim! Ehl‑i dünya bir siyasette ve bir san'atta ve bir vazifede, ya bir hayat-ı ictimâiyeye ait bir hizmette ve hususî bir nev'i ticârette bulunan herbir tâifenin bir nev'i kongrede toplanması ve müzâkeresi gibi; îmân-ı tahkîkî hizmet-i kudsiyesinde …
Beşinci Hüccet-i Îmâniye (İsm-i A'zamın Altı Nurundan Üçüncü Nuru)
…eneden ziyâde yaşayan güneşi kömürsüz, yağsız yandıran, söndürmeyen Hakîm‑i Zülcelâl’in hikmetine, kudretine bak, ‘Sübhânallâh’ de! Güneşin müddet‑i ömründe geçen dakikalarının âşirâtı adedince ‘Mâşâallâh, Bârekallâh, Lâ ilâhe illâ Hû’ söyle! Demek bu semâvî lambalarda …
İkinci Hüccet-i Îmâniye (Otuzikinci Söz’ün Birinci Mevkıfı)
O vakit nev'‑i insan, hak ve hakikat lisânıyla, hikmet ve intizamın diliyle der ki: “Eğer bütün küre-i arza giydirilen ve nev'imiz gibi bütün hayvanat ve nebâtâtın yüzlerbin envâ'ından rengârenk atkı ve iplerden kemâl-i hikmetle dokunan ve dikilen gömleği ve yeryüzüne s…
Onikinci Söz
İşte, iki hikmetin verdiği terbiye, iki tilmizin muvâzenesiyle anlaşılır. Üçüncü Esâs Hikmet‑i felsefe ile Hikmet-i Kur'âniye’nin hayat-ı ictimâiye-i beşeriyeye verdiği terbiyeler: Amma hikmet‑i felsefe ise; hayat‑ı ictimâiyede nokta-i istinâdı, “kuvvet” kabûl eder. Hed…
Otuzuncu Söz’den Birinci Maksad
…n وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ sırrıyla: “Herşeyin, her zîhayatın neticesi, hikmeti, kendine ait bir ise; Sâni'ine ait neticeleri, Fâtır’ına bakan hikmetleri binlerdir. Herbir şeyin, hattâ bir meyvenin, bir ağacın meyveleri kadar hikmetleri, neticeleri…
Yirmibeşinci Söz’den İkinci Cilve
…arşı hakikat noktasında iflas eder. Öyle de: Medeniyetin rûhu olan felsefe-i Avrupa ve hikmet-i beşeriyeyi, Hikmet-i Kur'ân’la yirmi beş aded Söz’lerde mîzanlarla iki hikmetin muvâzenesinde hikmet-i felsefiye âcize ve Hikmet-i Kur'âniye’nin mu'cize olduğu kat'iyyetle is…
4. Âyetin Tefsiri
İkinci Bürhân Herbir nev'ide, herbir ferdde hikmetlere, maslahatlara riâyet eden ve inâyet‑i ezeliyenin timsâli olan hikmet-i tâmme, saâdet-i ebediyenin gelmesini tebşîr ediyor. Çünkü; aksi hâlde, bedâhetle ikrar ve tasdik ettiğimiz şu hikmetleri ve fâideleri inkâr etme…
Altıncı Nükte (İsm-i Kayyûm)
Bir zaman, tılsım‑ı kâinât ve muammâ-yı hilkat cilvesiyle mevcûdâtın hikmetlerine ve fâidelerine baktım, dedim: “Acaba bu eşya neden böyle kendini gösteriyorlar, çabuk kaybolup gidiyorlar? Onların şahsına bakıyorum: Muntazam, hikmetli giyinmiş, giydirilmiş, süslendirilm…
Beşinci Suâl
…'murât ve menhiyât‑ı şer'iyede illet, emr-i İlâhî’dir ve nehy-i İlâhî’dir. Maslahatlar ve hikmetler ise, müreccihtirler; emir ve nehyin taalluklarına ism-i Hakîm noktasında sebeb olabilir. Meselâ, sefer eden, namazını kasreder. Bu namazın kasrına bir illet ve bir hikmet…
Üçüncü Nükte (İsm-i Hakem)
Ve ma'lûm ve bedîhîdir ki, intizam ile gayeleri ve hikmetleri ve faydaları takib etmek; ihtiyar ile, irâde ile, kasd ile, meşîet ile olabilir, başka olamaz. İhtiyarsız, irâdesiz, kasıdsız, şuûrsuz esbâb ve tabiatın işi olmadığı gibi, müdâhaleleri dahi olamaz. Demek bu k…
İkinci Risale Olan İkinci Kısım (Ramazan-ı Şerîfe Dairdir)
…en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerîfe dair olan bu ikinci kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazan‑ı Şerîfin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyân eden “Dokuz Nükte” dir. ﷽ شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُ…
Onikinci Âyet
…bâhisinde nizâm ve intizam‑ı kâinâtın âyinesinde ism‑i Hakem ve Hakîm ’in cilveleri olan Hikmet‑i Kudsiyeyi ve Hikemiyât-ı Kur'âniyeyi ders veriyor. Mevzûu ve neticesi Hikmet-i Kur'âniye’dir. İkinci Emâre: Birinci Âyet: Bin üç yüz yirmi iki ederek makam‑ı ebcedî ile Ris…
Birinci Maksad
…n وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ sırrıyla: “Herşeyin, her zîhayatın neticesi, hikmeti, kendine ait bir ise; Sâni'ine ait neticeleri, Fâtır’ına bakan hikmetleri binlerdir. Herbir şeyin, hattâ bir meyvenin, bir ağacın meyveleri kadar hikmetleri, neticeleri…
Birinci Mevkıf
O vakit nev'‑i insan, hak ve hakikat lisânıyla, hikmet ve intizamın diliyle der ki: “Eğer bütün küre-i arza giydirilen ve nev'imiz gibi bütün hayvanat ve nebâtâtın yüzlerbin envâ'ından rengârenk atkı ve iplerden kemâl-i hikmetle dokunan ve dikilen gömleği ve yeryüzüne s…
İkinci Maksad
…at‑ı Samedâniye, birer antika-i san'at-ı Rabbâniye, birer mu'cize-i kudret, birer hàrika-i hikmet olan nebâtât ve eşcâr, ezhâr ve esmârdaki harekât ve hidemâtları; bir Sâni'-i Hakîm-i Zülcelâl’in, bir Fâtır-ı Kerîm-i Zülcemâl’in emir ve irâdesiyle hareket ettiğini ve to…
On iki Sûret
… et ki; o sebatsız menzillerde, o devamsız meydânlarda, o bekàsız meşherlerde; ne kadar bâhir bir hikmetin intizamâtı, ne derece zâhir bir inâyetin işârâtı, ne mertebe àlî bir adâletin emârâtı, ne derece vâsi' bir merhametin semerâtı görünüyor. Basîretsiz olmayan herkes…
Onaltıncı Pencere
Evet zeminin yüzünde kemâl‑i hikmetle terbiye edilen ve kemâl-i inâyetle tezyîn edilen ve kemâl-i rahmetle taltif edilen ve kemâl-i şefkatle iâşe edilen bütün mahlûkat, birer birer, bir Sâni'-i Hakîm, Kerîm, Rahîm, Rezzâk’ın vücûbuna şehâdet ve vahdetine işâret ettikler…
Onuncu Hakikat
…mikdarınca herbir zîhayata, belki lisân gibi herbir uzvuna, belki herbir masnû'a o derece hikmetleri, maslahatları takmakla; kendisinin bir Hakîm‑i Mutlak olduğunu isbât edip göstersin‥ sonra bütün hikmetlerin en büyüğü ve bütün maslahatların en mühimmi ve bütün neticel…
Üçüncü Hakikat
Üçüncü Hakikat Bâb‑ı Hikmet ve Adâlet olup, ism-i Hakîm ve Âdil’in cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki; zerrelerden güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adâlet ve mîzanla Rubûbiyet’in saltanatını gösteren Zât‑ı Zülcelâl, Rubûbiyet’in cenâh-ı himâyesine ilticâ ede…
Üçüncü Şu'le
…r, Sâni'a bakan güzel dünyanın güzel yüzünü gösterir. Beşerin gözünü ona diktirir. Hakîki hikmeti ders verir. Kâinât kitabının mânâlarını ta'lim eder. Hurûfât ve nukùşlarına az bakar. Sarhoş felsefe gibi, çirkine âşık olup, mânâyı unutturup, hurûfâtın nukùşuyla insanlar…
Üçüncü Şuâ
…arşı hakikat noktasında iflas eder. Öyle de: Medeniyetin rûhu olan felsefe-i Avrupa ve hikmet-i beşeriyeyi, Hikmet-i Kur'ân’la yirmi beş aded Söz’lerde mîzanlarla iki hikmetin muvâzenesinde hikmet-i felsefiye âcize ve Hikmet-i Kur'âniye’nin mu'cize olduğu kat'iyyetle is…