Arama · tam metin
“tevhid”
Tam metinli 15 kitabın 2.603 bölümünde ara. Sonuçlar bölüm ve sayfa numarasıyla gelir.
Tevhid’in İki Bürhân-ı Muazzamı ve Sûre-i İhlâs’ın Bir Nükte-i İ'câziyesi
…rînesiz işârettir. Demek ıtlâkla ta'yindir. O ta'yinde taayyün var. Ey LÂ HÜVE İLLÂ HÛ… Şu Tevhid‑i şühûd bir işârettir: Hakikat-bîn nazar tevhide müstağrak olursa der ki: LÂ MEŞHÛDE İLLÂ HÛ… İkinci Cümle: اَللّٰهُ اَحَدٌ ’dır ki; Tevhid‑i Ulûhiyet’e tasrîhtir. Hakikat,…
Tevhid’in İki Bürhân-ı Muazzamı
…rînesiz işârettir. Demek ıtlâkla ta'yindir. O ta'yinde taayyün var: Ey LÂ HÜVE İLLÂ HÛ… Şu Tevhid‑i şühûd bir işârettir: Hakikat-bîn nazar tevhide müstağrak olursa der ki: LÂ MEŞHÛDE İLLÂ HÛ… İkinci cümle: اَللّٰهُ اَحَدٌ ’dır ki; Tevhid‑i Ulûhiyet’e tasrîhtir. Hakikat,…
23. Risale-i Nur’un îmân ve tevhid için büyük tahşidatı
…uâl ve cevabı dinledim. Size bir kısa hülâsasını beyân edeyim. Biri dedi: “Risale‑i Nur’un îmân ve tevhid için büyük tahşidâtları ve küllî techizâtları gittikçe çoğalıyor ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfî iken, neden bu derecede harâretle daha y…
Kalem-i Kudret’te İttihâd, Tevhid’i İlân Eder
Kalem‑i Kudret’te İttihâd, Tevhid’i İlân Eder Eser‑i itkan-ı san'at, fıtratın her köşesinde bilbedâhe reddeder esbâbının icâdını. Nakş‑ı kilkî, ayn-ı kudret, hilkatin her noktasında bizzarûre reddeder vesâitin vücûdunu.
Tevhidî Bir Münâcât ve Mukaddimesi
Münâcât اَللّٰهُمَّ اِنَّهُ لَيْسَ فِي السَّمٰوَاتِ دَوَرَاتٌ وَنُجُومٌ وَمُحَرَّكَاتٌ سَيَّارَاتٌ وَلَا فِي الْجَوِّ سَحَابَاتٌ وَبُرُوقٌ مُسَبِّحَاتٌ وَرَعَدَاتٌ وَلَا فِي الْاَرْضِ غَمَرَاتٌ وَحَيَوَانَاتٌ وَعَجَائِبُ مَصْنُوعَاتٍ وَلَا فِي الْبِحَارِ قَطَرَاتٌ وَسَم…
İkinci Zeylin İkinci Kısmı (Hakikat Çekirdekleri İkinci Cüz)
لَمْ يَلِدْ – Tevhid‑i Celâle telmihtir. Şirkin envâ'ını reddeder. Yani tağayyür veya tecezzî veya tenâsül eden, ilâh olamaz. Ukùl-ü aşere veya melâike veya İsâ veya Üzeyr’in velediyetini da'vâ eden şirkleri reddeder. وَلَمْ يُولَدْ – İsbât‑ı ezeliyet ile tevhiddir. Esb…
Mukaddime
اَيْ: لَا مَعْبُودَ اِلَّا هُوَ اَللّٰهُ الصَّمَدُ Tevhid‑i Rubûbiyete remizdir. اَيْ: لَا خَالِقَ وَلَا رَبَّ اِلَّا هُوَ Ve Tevhid‑i Ceberûta telvihtir. اَيْ: لَا قَيُّومَ وَلَا غَنِيَّ عَلَى الْاِطْلَاقِ اِلَّا هُوَ لَمْ يَلِدْ Tevhid‑i Celâle telmihtir. Şirkin envâ'…
Dördüncü Nükte (İsm-i Ferd)
İşte bu sırr‑ı azîm içindir ki, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân, Tevhid ve Ferdiyeti pek çok tekrar ile, kuvvetli bir harâretle, yüksek bir halâvetle ders verdiği gibi; bütün enbiyâ ve asfiyâ ve evliyâ, en büyük zevklerini ve saâdetlerini, Kelime-i Tevhid olan “Lâ ilâhe illâ H…
İkinci Makam
Şu hakikat‑i uzmâya ve şu tevhidin mertebe-i ulyâsına, şu kâinâtın sâhibi, bütün gönderdiği mukaddes kitaplar ve suhuflarıyla, o tevhidi gösterdiği gibi; bütün ehl-i hakikat ve kâmilîn-i nev'-i beşer tahkîkatlarıyla ve keşfiyâtlarıyla, aynı mertebe-i tevhidi gösteriyorl…
Birinci Risale: Lem'alar
Tenbih Arkadaş! Tevhid iki çeşit olur: Birisi Âmiyâne Tevhiddir Ki: “Allah’ın şerîki yok ve bu kâinât O’nun mülküdür” der. Bu kısım tevhid sâhiblerinin fikirce gaflet ve dalâlete düşmeleri korkusu vardır. İkincisi Hakîki Tevhiddir Ki: “Allah birdir, mülk O’nundur, vücûd…
İkinci Makam
Birinci Lem'a Tevhid iki kısımdır. Meselâ, nasıl ki bir çarşıya ve bir şehre büyük bir zâtın mütenevvi' malları gelse, iki çeşitle onun malı olduğu bilinir. Biri; icmâlî, âmiyânedir ki: “Bu kadar azîm mal, ondan başka kimsenin haddi değil ki, sâhib olabilsin.” Fakat böy…
Birinci Makam
…âletin gayet müdhiş manevî elemini hisseden bir adama, îmân ile hidayet ihsân etmek, eğer tevhid nazarıyla bakılsa, birden o cüz'î ve fânî ve âciz adam, bütün kâinâtın Hàlıkı ve Sultanı olan Ma'bûd’unun muhâtab bir abdi olmak ve o îmân vâsıtasıyla bir saâdet‑i ebediyeyi…
Birinci Kısım
S – Vahdetü'l‑Vücûdu nasıl görüyorsun? Elcevab: Tevhidde istiğraktır. Ve nazara sığmayan bir tevhid‑i zevkîdir. Esâsen Tevhid-i Rubûbiyet ve Tevhid-i Ulûhiyetten sonra tevhidde zevken şiddet-i istiğrak, vahdet-i kudret, yani لَا مُؤَثِّرَ فِي الْكَوْنِ اِلَّا اللّٰهُ so…
On İkinci Risale: Nokta
S – Vahdetü'l‑Vücûdu nasıl görüyorsun? Elcevab: Tevhidde istiğraktır. Ve nazara sığmayan bir tevhid‑i zevkîdir. Esâsen Tevhid-i Rubûbiyet ve Tevhid-i Ulûhiyetten sonra tevhidde zevken şiddet-i istiğrak, vahdet-i kudret, yani لَا مُؤَثِّرَ فِي الْكَوْنِ اِلَّا اللّٰهُ so…
136. Dereli Hafız Ahmed Efendi’nin çok manidar rüyalı bir fıkrasıdır
…bir sahrâda gezerken, bir çok kalabalık ahâlinin içine girdim. Dersim olan Kelime-i Tevhide devam ediyordum. O ahâlinin cümlesi Nasâra imiş. Biz, âşikâre Kelime-i Tevhidi çektiğimizden, hepsi bize iştirâk etti. Her yüz başında, “Muhammedü'r-Resûlullâh” diyorum. O Nasâra…
Bir Müdafaa (Takriz)
Risale‑i Nur, Îmân-ı Billâh ile Tevhidi; en yüksek derecede, aynelyakìn ve hakkalyakìn bir sûrette göze gösterip bütün letâifi a'zamî derecede doyurmasıyla îmânı taklidden kurtarıp, derece-i tahkîke yükseltir. Asâ-yı Mûsa’da ise, bu ulvî ve kudsî îmân dersi, en parlak b…
Sekizinci Risale: Zerre
İ'lem Eyyühe'l‑Azîz! Nübüvvet‑i Ahmediye’yi (asm) isbât eden delillerden biri de tevhiddir. Evet, merâtibiyle tevhid bayrağını kâinâtın en üst tepesi üstünde dikmiş olan ve enzâr-ı âleme karşı makamlarıyla beraber tevhide dellâllık eden ve enbiyânın mücmel bıraktıkları …
Fihrist
Üçüncü Alâmet ve Hüccet Lâ‑yetenâhî bir sikke-i tevhid, لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ kelimeleriyledir. (Evet, bu kelimeler) cüz'î olsun, küllî olsun, zerrâttan seyyârâta kadar herşeyde öyle sarîh bir sikke‑i tevhid ve vahdâniyet var ki, dünya ve mâfîhâ kadar herşeyde…
İkinci Makam
Aynen öyle de: Tevhid yolunda herşey Kadîr‑i Zülcelâl’e intisab ve istinâd ettiğinden, bir karınca bir Fir'avun’u, bir sinek bir Nemrud’u, bir mikrop bir cebbârı mağlûb ettikleri gibi, tırnak gibi bir çekirdek dağ gibi bir ağacı omuzunda taşıyarak o ağacın bütün âlât ve…
Üçüncü Makam
… Alâmet ve Hüccet “Lehü'l‑mülkü ve lehü'l-hamdü” ile işâret edilen had ve hesaba gelmeyen tevhid sikkeleridir. Evet, herşeyin yüzünde, cüz'î olsun küllî olsun, zerrâttan tâ seyyârâta kadar öyle bir sikke var ki, âyinede güneşin cilvesi güneşi gösterdiği gibi, öyle de, o…
Onikinci ve Onüçüncü Mertebe (Akıllar, Kalpler)
…ve mezhebleri birbirinden uzak ve muhâlif olan umum istikametli ve nurlu akılların îmân ve tevhiddeki ittisafkârâne ve râsihâne i'tikàdları tevâfuk; ve sebatkârâne ve mutmainâne kanâat ve yakìnleri tetâbuk ediyor. Demek, tebeddül etmeyen bir hakikate dayanıp bağlanmışla…
Onuncu Mes'ele (Emirdağ Çiçeği)
… اِلَّا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا ، اَجِرْنَا ، نَجِّنَا مِنَ النَّارِ cümlesi, tekrarında tevhid gibi kâinâtça en büyük hakikat ve mahlûkatın rubûbiyete karşı tesbih ve tahmîd ve takdis gibi üç muazzam vazifesinden en ehemmiyetli vazifesi ve şekàvet‑i ebe…
129. Üstad, yıldırım gibi ilerlerken, hiç olmazsa karınca yürüyüşü onu takip edeyim
…zâe eylediği gibi, şu asr-ı dalâlet ve hüsrân ve devr-i bid'at ve tuğyanda, ehl-i îmân ve tevhidin yaralı rûhlarına merhem olsun. Evet, altı‑yedi seneden beri hoş ve şirin bu manzarayı gören, latîf ve nazîrsiz bir gül-i Muhammedî’yi koklayan Ümmet-i Muhammed Sûre-i Kevs…
294. İfadetü’l-Meram ve tercümesinin bir hülâsası
… takdimi, «قُلْ» ’ün Besmelenin âhirinde mukadder olması hasr ve yalnız mânâsını ifâde ettiğinden tevhide işâret ediyor. Yani, yalnız O’nun ismiyle başla‥ ve medet al. Ve “Rahmân” isminde adâletin nizâmına ve rahmetin cilvelerine işâret var. Çünkü; muhtelif, karmakarışı…
313. Terbiye-i maneviyenizin âsârını her vakit bize ihsas eden Rahîm’ime ne kadar şükretsem azdır
…ş bir tarzdaki maddî ve manevî hastalıklarıma herbir ricâsında rûha ve kalbe binler nur-u tevhidi ve ziyâ-yı tesellîyi serpen İhtiyarlar Risalesi‥ Hem herbir devâsında bînihâye şifâ-i manevî bulunan Hastalar Risalesi‥ Hem on bir kelime-i kudsiye-i tevhidiyenin pek hàrik…
Birinci Lem'a
… Müsebbibü'l-Esbâb’dan başka bir melce' olamadığını aynelyakìn gördüğünden, sırr-ı Ehadiyet, nur-u Tevhid içinde inkişaf ettiği için, şu münâcât birdenbire geceyi, denizi ve hûtu musahhar etmiştir. O nur‑u Tevhid ile hûtun karnını bir tahte'l-bahir gemisi hükmüne getiri…
23-24. Âyetlerin Tefsiri (Nübüvvet Hakkında)
…na bakalım: Evet, İbn‑i Abbâs’ın (ra) يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا âyetindeki “ibâdet”i, tevhidle tefsir ettiğine nazaran, evvelki âyet isbât‑ı tevhid hakkındadır, bu âyet de isbât-ı nübüvvet hakkındadır. Nübüvvet-i Muhammediye (asm) ise, tevhidin en büyük bir delil…
35. Vahdaniyet-i İlâhiyeyi cin ve inse karşı ispat eden Kur’ân’dan sonra, bu zamanda ikinci üçüncü derecede Risale-i Nur’dur
İkinci Kelime‑i Tevhidden sonra اَلْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ isimleriyle Cenâb‑ı Hak (Celle Celâlühû) zâtını tavsif buyurup, ikinci derecede aynı isimlerin mazharı olan Risaletü'n-Nur şahs-ı manevîsine işâret etmesi, Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân’ın şe'nine yakışır bir keyfiyettir. Çü…
Birinci Lem'a
… Müsebbibü'l-Esbâb’dan başka bir melce' olamadığını aynelyakìn gördüğünden, sırr-ı Ehadiyet, nur-u Tevhid içinde inkişaf ettiği için, şu münâcât birdenbire geceyi, denizi ve hûtu musahhar etmiştir. O nur‑u Tevhid ile hûtun karnını bir tahte'l-bahir gemisi hükmüne getiri…
Yirmialtıncı Lem'a İhtiyarlar Lem'ası
…ım, teneffüs edemedim. Tâ, Kur'ân-ı Hakîm’den gelen, “Lâ ilâhe illâ Hû” cümlesiyle ders verilen Tevhid, gayet parlak bir nur olarak, bütün o zulümâtı dağıttı; rahatla nefes aldım. Fakat nefis ve şeytan, ehl‑i dalâlet ve ehl-i felsefeden aldıkları derse istinâd ederek, a…